Dağ İnciri

DAĞ İNCİRİ

İncir Hakkında

Kara Efe, Sarı Zeybek, Bardacık, Sarılop, Testicik, Akça, Dürdane, Kavak, Göklop, Yeşilgüz, Karayaprak, Beyaz Orak…. Burada saydığımız isimler rakı isimleri değil, Anadolu’nun en büyük zenginliklerinden biri olan incirin birbirinden güzel çeşitleri. Ege’de kısaca yemiş olarak da bilinir, ancak bu yaş incire verilen addır.

 

İncir

Akdeniz coğrafyasında incir onbinlerce yıldır varolan bir ürün. Dalları narin gibi görünse de çok kuvvetli bir ağaçtır, özellikle kök kısmı çok güçlüdür ki evin yanına dikilmesi tavsiye edilmez çünkü duvarları çatlatabilir – ocağına incir ağacı dikmek deyimi de buradan gelmektedir.

İncir, A ve B6 vitaminleri haricinde bol miktarda kalsiyum, potasyum ve demir içerir. Özellikle içerdiği kalsiyum miktarı süte göre çok daha yüksektir. Hem antioksidan açısından yüksektir hem de bol lifli yapısı ile sindirim sistemine yardımcı olur.

İzmir’in Dünyaya İhracı: Kuru İncir

1900’lerin başında ülkemizin en büyük ihracat kalemlerinin başına kuru incir geliyordu. Zenginleşen ve sağlıklı yiyeceklere daha da büyük önem veren Avrupa ülkeleri Ege’den çok büyük miktarda tarım ürünü satın alıyorlardı. Bu ürünlerin başında da kuru incir gelmektedir. Belki de Ege’nin bütün tarım ürünleri içerisinde İzmir Limanı’nı en çok kalkındıran ürün kuru incir olmuştur.

Bu kadar fazla miktarda incir yaş iken bir anda tüketilemeyeceği için en uygun seçenek kurutma seçeneğidir. Bu sayede çok daha uzun ömürlü olur ve daha uzun sürede tüketme fırsatı olur, ki kısa sürede tüketmeye çalışmak bağırsakları biraz fazla hızlandıracaktır. İncir eğer ağaçtan toplanmaz ise kendiliğinden ağaçta kurur ve toprağa düşer. Kimi zaman da ağaç sallanarak düşürülür. Toplanan kuru incirler bezler üzerinde güneşte birkaç gün daha kurutulur ve tüketime hazır hale gelir.

Kuru incir üretimi için Ege’nin kıyı kesimlerinde uygulanan teknik biraz daha farklıdır. Yerde bez üzerinde kurutmak yerine yerden yarım metre yüksekte kerevet diye tabir edilen altı delikli hava alabilen sedirlerde kurutulur – onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine söz öbeğinde olduğu gibi incirler hafif yüksek bir yere çıkartılır ve kuruması için oturtulur.

Kuru incir tek başına tüketilebileceği gibi, ortasına ceviz konarak, tahine veya susama banılarak da tüketilebilir.

İncir Çekirdeği

Ufak işlerle ilgili kullanılan harika bir deyim vardır – incir çekirdeğini doldurmaz diye. Aslında bunlar incirin çekirdekleri değil ufacık çiçekleridir. İncir teknik olarak meyve değil, tersyüz edilmiş çiçeklerdir. Çiçekleri armut şeklinde bir kozanın içerisinde açar ve daha sonra olgunlaşıp yediğimiz meyvelere dönüşür. Daha sonra her bir çiçek, bir adet bir tohumlu “aken” adı verilen sert kabuklu bir meyve oluşturur. Her incir birkaç adet akenden oluşur. Yani aslında incir yediğimizde birden çok meyve yemiş oluruz.

İnciri esas sıradışı yapan konu ise bu değil. İncir çiçekleri içeride büyüdüğü için özel bir polenleşme sürecine gereksinim duyarlar. Polenleri yayması için rüzgara ve arılara bel bağlayamazlar. İşte bu noktada incir arısı devreye girer. İncirler genetik malzemesini yayacak incir arısı olmadan türlerini devam ettiremezler. İncir arısı da incir olmadan yaşayamaz çünkü larvalarını buraya bırakır. İncir ve incir arısı, mutualizm denen bu ilişki sayesinde hayatlarını sürdürür. Dişi incir arısı yumurtalarını bırakmak için erkek incire girer. (Merak etmeyin yediğimiz incirler erkek incirler değildir) Erkek incir, arı yumurtalarını yaşatacak bir düzene sahiptir. Dişi arının kanatları ve anteni incirin küçük aralığından girerken kopar, bu yüzden arı içeri girdiğinde dışarı çıkamaz. Bundan sonra yaşam döngüsünü sürdürme görevi yavru arılarındır. Erkek yavru arılar kanatsız doğarlar, çünkü tek görevleri dişilerle yani yumurtalardan birlikte çıktıkları dişi  arılarla çiftleşmek ve incirin dışına çıkabilmektir için bir tünel bulabilmektir. Dişi yavrularda bu tünelden dışarı çıkarlar ve çıkarken poleni de beraberlerinde götürürler. Eğer incir arısı yanlışlıkla erkek incir yerine, yediğimiz dişi incirlerin içine girerse, içeride üremesi için gerekli koşullar bulunmaz ve dışarı da çıkamadığı için ölür. İncir, arıyı protein parçalamak için fisin (incir enzimi) adı verilen bir enzim kullanır ve arı parçalanır. Merak etmeyin, incir yerken çıtır çıtır eden arı değil, incirin çekirdeğe benzeyen çiçeğidir.

Bizi Arayın